AŞK İMİŞ ÂLEMDE HER NE VAR

“Fuzûlî her daim ulvi lüzum yoktur beyane/ Anın dek şuara-i dahi gelmez hiç cihâne” beyitiyle kendini tanımlayan Klasik Türk şiirinin en büyük şairi Fuzûlî’yi vefatının 448. yıldönümünde anarken gök kubbede yankılanan duasına ortak oluyoruz: “Ol yire varanı eylesun Hak cennetmekan/ Anın beni her daim şen olasız duada”

Fazilet Sahibi Fuzûlî

Kendi ifadesine göre şairler içinde kendisi gibi bir dahi olmadığını ve cihana bir benzerinin gelmeyeceğini ifade eden Fuzuli, hem söyleyiş gücü hem de anlam derinliğiyle bezm-i şuarayı kendisine hayran bırakmıştır. Türk Edebiyatı’nın en büyük şairi kabul edilen Fuzuli’nin hayatına ilişkin günümüze kadar fazla bilgi ulaşmamıştır. Asıl adı Mehmet’tir. Doğum tarihi ve doğum yeri tam olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklara göre 1480’de Kerbela’da doğmuş ve 1556’da aynı yerde salgın bir hastalıktan vefat etmiştir. Şiirlerinde “Fuzuli” ismini kullanmasının sebebi, başka şairlerin şiirleriyle kendi şiirlerinin karışmamasıdır. Bunun yanında kelime olarak “işe yaramayan” anlamına gelen “Fuzuli” şairin özel bir tercihinin ürünü. Kimsenin beğenmeyeceğini ve bu sebeple hiçbir şekilde kullanmayacağına inandığı bu isim aynı zamanda “fazilet sahibi” anlamına da gelmektedir. Şiirlerinde bir mısrada birden fazla anlamı içeren tutumuyla Fuzuli’nin tercih ettiği isimle çizdiği yol arasında bir bağ kurmak mümkün. Yaşadığı süre içinde Irak’ın dışına çıkmayan şair, Hz. Ali’nin Necef’deki kabrine hizmet etmiş ve bunun karşılığında cüzi bir maaş almıştır. Bir çok hükümdara ve devlet erkanına şiirler yazan Fuzuli’nin ne Safevi döneminde ne de Osmanlı’nın Irak’ı hakimiyetinde değeri bilinmemiş, yalnız ve parasız yaşamıştır. Kendisine vaat edilen aylıkları alamamıştır.

Su Kasidesi

Azeri Türkçe’siyle şiir yazan Fuzuli, gazellerindeki sanatsal incelik, zengin anlam içeriği ve dahiyane söyleyiş tarzıyla Türk şiirinin zirve şairlerinden biri olmuştur. Fuzuli, yeryüzünde sevginin bilgiden daha yüce olduğunu kabul etmiş, hemen hemen bütün şiirlerinde aşk temasını  işlemiştir.“Aşk imiş âlemde her ne var ilm bir kıl u kal imiş ancak”

Fuzuli, yüreğindeki aşk ateşinin hiçbir zaman sönmesini istememiştir: “Ya Rab, belâ-yı aşk ile âşinâ kıl meni/ Bir dem belâ-yı ışkdan kılma cüda meni” Tasavvufi şiirleriyle de dikkat çeken Fuzuli, ilahi aşkı konu alan yüzlerce şiirle tasavvuf edebiyatında da seçkin eserler bırakmıştır. Gelmiş geçmiş en iyi naatlardan biri sayılan “Su Kasidesi” ile Peygamber efendimize olan sevgisini, özlemini dile getirmiştir. Arapça, Farsça ve Türkçe olmak üzere üç farklı divan kaleme alan Fuzuli’nin ondan fazla eseri vardır.

FUZÛLİ’den seçme beyitler

Canı canan dilemiş vermemek olmaz ey dil

Ne nida eyleyelim ol ne senindir ne benim

*

Ya Rab, belâ-yı aşk ile âşinâ kıl meni

Bir dem belâ-yı ışkdan kılma cüda meni

*

Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge

Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı

 *

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı

Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı

*

Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti’dâdı var

Âşık-i sâdık menem Mecnûn’un ancak adı var

*

Eylesen tûtîye tâlim-i edâ-yı kelîmât

Sözü insan olur ammâ özü insan olmaz

*

Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var

Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.

Share: